4 Ocak Dünya Güneşe Yakın mı? Psikolojik Bir Mercek Güneşe dair bilimsel bilgiyi düşündüğümde aklıma genellikle gezegenlerin yörüngeleri ve astronomik veriler geliyor. Ama bir gün kendimi, 4 Ocak gibi spesifik bir tarihte Dünya’nın Güneş’e yakın olup olmadığını merak ederken buldum ve fark ettim ki, bu merak aslında zihnimde bir dizi bilişsel ve duygusal süreçle şekilleniyor. İnsan davranışlarını anlamaya çalışırken, basit bir soru bile duygusal zekâ ve algısal çerçeveler üzerinden incelenebilir. Bu yazıda, 4 Ocak Dünya’nın Güneş’e yakınlığı sorusunu psikolojik bir bakışla, bilişsel, duygusal ve sosyal boyutlarıyla ele alacağım. Bilişsel Perspektif: Merak ve Algı Bilişsel psikoloji, zihinsel süreçleri, bilgiyi nasıl işlediğimizi…
12 YorumEtiket: ne
Agresif İnsan Ne Yapmalı? Kendi Kendine Sordum, Cevabını Aradım Geçen akşam, ofisteki stresli bir günün sonunda, evde bir fincan kahve içerken düşündüm. Neden insanlar bazen agresifleşir? Hani, o kontrolden çıkıp kendini kaybetme hali var ya… İşte, bu düşünceyi kafamdan atamadım. Sonra dedim ki, “Peki, agresif bir insan ne yapmalı?” Gerçekten de, bazen öfke öyle aniden sarar ki, “bu neydi şimdi?” diye düşünmeden edemezsin. Hele de iş hayatında, sosyal ilişkilerde, ya da bazen evde… Yani, agresif olmak, bir noktada kontrolsüz bir patlama gibi. Ama biz ne yapmalı? Şimdi, gelin bu soruya biraz daha derinlemesine bakalım. Agresif Davranışların Temel Nedenleri Her şey…
10 YorumBataklıkta Uyanmak: Rüya, Anlam ve İnsan Olmanın Kıyısı Bir insanın kendini rüyasında bataklıkta bulması, çoğu zaman uyanır uyanmaz kalpte kalan ağır bir duyguya eşlik eder. Ne tam bir düşüştür bu ne de kesin bir duruş; daha çok, yerçekimiyle anlam arasında asılı kalmış bir hâl. Gündelik hayatta da benzer anlar yaşanır: Bir kararı ertelerken, bir ilişkide sıkışıp kalmışken ya da bilgiye ulaştığını sanarken daha da belirsizliğe gömülürken… İşte bu yazı, rüyada bataklık görmenin ne anlama gelebileceğini etik, epistemoloji ve ontoloji ekseninde düşünmeye davet eden felsefi bir yürüyüş öneriyor. Bataklık yalnızca bir sembol mü, yoksa varoluşun kendisine dair bir ipucu mu? Rüya…
12 YorumGiriş: Güç İlişkileri ve Toplumsal Düzen Üzerine Bir Siyaset Bilimci Bakışı Siyaset bilimi, toplumsal yapıların, iktidar ilişkilerinin ve kolektif eylemlerin derinlemesine incelenmesiyle ilgilenir. Her kelime, her kavram, içinde yaşadığımız toplumsal düzeni ve bu düzenin içinde kimin, neyi ve nasıl kontrol ettiğini anlamamıza yardımcı olabilir. “Neşretmek” kelimesi, kelime anlamıyla toplumda bir şeyin yayılması, duyurulması, halkla paylaşılması olarak tanımlanabilir. Ancak, bu basit tanımın ötesinde, kelimenin toplumsal ve siyasal açıdan taşımış olduğu anlamlar oldukça derindir. Peki, “neşretmek” siyaseten ne anlama gelir? İktidar, ideoloji, vatandaşlık ve toplumsal cinsiyet ilişkileri bağlamında ne tür güç dinamiklerini ortaya çıkarır? Erkekler ve kadınlar bu kavramı hangi stratejik bakış…
8 YorumKandaşım Ne Demek? Bilimsel Meraktan Gündelik Dile Bugün bir kelimenin peşine düşüyoruz: “Kandaşım ne demek?” Sadece duygusal bir yakınlık mı, yoksa biyolojinin ölçebildiği bir bağ mı? Bilimsel merakla soralım; ama yanıtımız herkesin anlayacağı kadar sade olsun. “Kandaşım” dediğimizde, aslında hem dilbilimsel bir köke hem de genetik ve antropolojik bir gerçekliğe dokunuyoruz: ortak ataya dayanan kan bağı ve bundan türeyen toplumsal dayanışma duygusu. Tanımın Çekirdeği: Kök, Yapı ve Kullanım Kandaş sözcüğü, Türkçede “kan” (soy/akrabalık) + “-daş” (aynı şeyi paylaşan) ekinden oluşur; “kandaşım” da “benim kan bağımla bağlı olduğum kişi” anlamına gelir. Gündelik kullanımda bazen genişletilerek “aynı soydan, aynı topluluktan olan” kişileri…
14 YorumHamsinin Küçüğüne Ne Ad Verilir? Toplumsal Cinsiyet, Çeşitlilik ve Sosyal Adalet Bağlamında Bir Düşünce Bir kelimenin ardında bazen bir hikâye, bazen de bir toplumun aynası yatar. “Hamsinin küçüğüne ne ad verilir?” sorusu da kulağa sıradan bir bilgi sorusu gibi gelebilir; oysa içinde bir kültürün, bir topluluğun, hatta birlikte yaşamanın inceliklerini barındırır. Hamsinin küçüğüne “çaça” denir. Karadeniz’in dalgaları arasında büyüyen, minik ama bir o kadar da değerli bir balık türü. Fakat bu yazıda, meselemiz sadece “çaça”nın ne olduğu değil — küçüklerin, görünmeyenlerin ve sesi az çıkanların toplumsal hayattaki yeri üzerine düşünmek. Çaça: Küçük Ama Değerli Bir Varlık Toplumlarda, tıpkı denizlerde olduğu…
14 Yorum