Hangi Kanser Öldürmez? Umudun ve Mücadelenin Sessiz Hikâyesi Bir Hikâyeyle Başlayalım… Güneş yavaşça batarken, küçük bir kafede iki dost buluştu: Elif ve Kerem. Elif, her zaman insanlara umut aşılamayı seven, duygularıyla konuşan bir kadındı. Kerem ise çözüm odaklı, stratejik düşünen bir doktor. O gün masalarına konuk olan konu, birçok insanın adını bile duymaktan korktuğu bir kelimeydi: kanser. Elif sessizce kahvesini karıştırırken gözleri doldu. “Kerem,” dedi titreyen sesiyle, “Kanser kelimesini duyduğumda içim ürperiyor. Sanki bir ölüm hükmü gibi…” Kerem onun elini tuttu ve kararlı bir sesle cevap verdi: “Ama her kanser ölümle sonuçlanmaz, Elif. Bazıları, erken fark edildiğinde hayatla el ele…
14 YorumEtiket: ve
Batı Müziğinde Kantat Nedir? Geleceğe Yönelik Bir Sanat Yolculuğu Müziğin geleceği üzerine düşünmeyi seven biri olarak, bu yazıda sizlerle sadece tarihî bir terimi değil, aynı zamanda geleceğin sanat anlayışını şekillendirecek bir fikri konuşmak istiyorum. “Kantat” kavramı belki kulağınıza barok çağın tozlu salonlarından gelen bir melodi gibi gelebilir ama emin olun, bu form hâlâ geleceğe söyleyecek çok söze sahip. Gelin birlikte, geçmişin sesinden yola çıkarak geleceğin müziğini hayal edelim. Kantatın Temelleri: Sözle Bütünleşen Müzik Kantat, köken olarak İtalyanca “cantare” yani “şarkı söylemek” fiilinden gelir ve 17. yüzyıl Avrupa’sında doğmuştur. Başlangıçta dini temalarda yazılan vokal eserler olarak kiliselerde yer alırken zamanla seküler…
6 YorumGörele Rum mu? Ekonomik Tercihler, Kimlik ve Kaynakların Dönüşümü Üzerine Bir Analiz Bir ekonomist olarak, bazen bir kentin geçmişine bakarken, orada yalnızca tarihsel olayları değil; kaynakların nasıl dağıldığını, hangi tercihlerle kimliklerin şekillendiğini de görürüm. Kaynakların sınırlılığı yalnızca ekonomik bir kavram değildir; kültürel, demografik ve toplumsal kararların da özünü oluşturur. İnsan toplulukları, hangi kaynağı nasıl kullanacaklarına karar verirken aslında kim olduklarını da belirlerler. Bu açıdan “Görele Rum mu?” sorusu, yüzeyde etnik bir tartışma gibi görünse de, derinlerde bir ekonomik davranış biçimi ve toplumsal dönüşüm öyküsüdür. Tarihsel Kaynak Dağılımı ve Ekonomik Dinamikler Görele, Karadeniz’in kıyısında tarih boyunca stratejik bir yerleşim noktası olmuştur.…
8 YorumENFJ Nasıl Bir Karakter? Bilimin Işığında Karizmatik Bir Liderin Portresi İnsan davranışlarının ardındaki mekanizmayı anlamak hep ilgimi çekmiştir. Özellikle de birinin neden bu kadar motive edici, ilham verici ve duygusal olarak sezgisel olduğunu çözmek… Bugün seninle o karakteri konuşalım: ENFJ — yani dışadönük, sezgisel, duygusal ve yargılayıcı kişilik tipi. Bu yazıda, psikolojinin ve kişilik biliminin penceresinden ENFJ’yi inceleyeceğiz. Ancak korkma, karmaşık terimler yok; sadece insan doğasının inceliklerini keşfetmek için samimi bir sohbet. ENFJ Kimdir? “Empatik Lider”in Bilimsel Tanımı ENFJ tipi, Carl Jung’un psikolojik tip teorisinden türeyen Myers-Briggs sistemine göre “Protagonist” olarak adlandırılır. Bu kişilik tipi toplumun yaklaşık %2’sini oluşturur —…
8 YorumBacağın Arkasına Ne Denir? – Kültürel, Evrensel ve Yerel Bir Bakış Bazı sorular vardır, basit görünür ama ardında koca bir dünya gizlidir. “Bacağın arkasına ne denir?” sorusu da tam öyle. İlk bakışta yalnızca bir anatomi meselesi gibi görünse de, bu bölgeye verilen isimler, onun işlevi, hatta kültürlerdeki anlamı bile toplumların insan bedenine bakışını yansıtır. Ben de farklı dillerde, kültürlerde ve düşünme biçimlerinde bu “arka sahnenin” nasıl anlatıldığını merak eden biri olarak bu yazıyı kaleme alıyorum. Özet: Bacağın arka kısmı anatomide “hamstring bölgesi” olarak bilinir. Kas grupları (biceps femoris, semitendinosus, semimembranosus) uyluğun arka yüzeyini oluşturur ve yürüme, koşma, zıplama gibi hareketlerde…
12 YorumKalibre Neyi İfade Eder? Tarihsel Bir Bakış Bir Tarihçinin Samimi Girişi Geçmişi anlamadan, günümüzü tam olarak kavrayamayız. Bazen, basit gibi görünen bir kavramın, tarihi süreçlerle nasıl şekillendiğini anlamak, bizi sadece geçmişin derinliklerine götürmekle kalmaz, aynı zamanda bugün içinde yaşadığımız dünyayı daha iyi anlamamıza da yardımcı olur. “Kalibre” kelimesi de böyle bir kavramdır; ilk bakışta sadece bir teknik terim gibi görünebilir. Ancak bu kelime, yüzyıllar boyunca evrilen bir anlam taşıyor ve bizlere insanlık tarihindeki çeşitli kırılma noktalarını, toplumsal dönüşümleri ve teknolojik ilerlemeleri düşündürtebilir. Bu yazıda, kalibranın tarihsel sürecini inceleyecek ve bu kavramın, silah teknolojisinden toplumsal değişimlere nasıl bağlandığını keşfedeceğiz. Kalibranın Tarihsel…
12 YorumGüdmek Ne Demek? Felsefi Bir Bakış Açısıyla Etik, Epistemoloji ve Ontoloji Perspektiflerinden İnceleme Filozofun Bakışı: Güdüm ve İnsanın İçsel Yolculuğu Felsefeye başladığımızda, kavramları sadece dildeki anlamlarıyla değil, onların derin yapıları ve varlıkla olan ilişkileri üzerinden de anlamaya çalışırız. Bir kavramın bizde uyandırdığı etkiyi, sadece kelime anlamından bağımsız olarak, varoluşumuzla olan bağını sorgularız. Bu yazıda, dilimizde sıklıkla karşılaştığımız ve üzerinde düşünülmesi gereken bir kelime olan “güdmek” üzerine derin bir felsefi inceleme yapacağız. Türk Dil Kurumu’na (TDK) göre “güdümek”, bir kişinin ya da bir şeyin yönlendirilmesi, yönetilmesi anlamına gelir. Ancak, bu basit tanımın ötesinde, güdü kavramı, etik, epistemolojik ve ontolojik boyutlarda önemli…
12 YorumGölge Oyunu İlk Nerede Çıktı? Işığın ve Karanlığın Dansına Tarihsel Bir Bakış Gölge oyunu, insanlığın ışıkla kurduğu en eski iletişim biçimlerinden biridir. Bir ateşin, bir lambanın ya da güneş ışığının yardımıyla hareket eden figürlerin perdeye düşürdüğü görüntüler, binlerce yıldır hem sanatın hem de anlatının taşıyıcısı olmuştur. Bugün “gölge oyunu” dediğimiz bu kadim sanat, yalnızca bir eğlence biçimi değil; kültürlerin hafızasında yer etmiş, toplumsal kimliği ve estetik anlayışı yansıtan bir mirastır. Uzak Doğu’nun Işığında: Çin’de Gölge Oyununun Doğuşu Tarihsel kayıtlar, gölge oyununun kökenlerinin Çin’e kadar uzandığını göstermektedir. Efsaneye göre M.Ö. 2. yüzyılda Han Hanedanlığı döneminde İmparator Wu’nun çok sevdiği bir cariyesi…
6 YorumGlobulin nedir, ne işe yarar? Globulin, kanda albumin ve fibrinojenle birlikte başlıca üç protein ailesinden biridir. Kimyasal olarak “globüler” yapıdadır; saf suda zor çözünür, ancak seyreltik tuz çözeltilerinde çözünür. Üretim yeri protein türüne göre değişir: bir kısmı karaciğerde, bir kısmı ise bağışıklık sistemi hücrelerinde sentezlenir. Klinik pratikte globulinler çoğunlukla üç fraksiyonda değerlendirilir: alfa, beta ve gamma globulinler. Bu ayrım, “serum protein elektroforezi” (SPEP) ile elde edilen bantlara dayanır. :contentReference[oaicite:0]{index=0} Tarihsel arka plan: Serum proteinlerinin ayrılışı Serum proteinlerinin hareketliliğine göre ayrılması, modern biyokimyanın dönüm noktalarındandır. 1930’ların sonunda Arne Tiselius, elektroforez yöntemini geliştirerek serum proteinlerinin karmaşık doğasını ortaya koydu; bu çalışmalar 1948…
10 YorumGidişik Ne Anlama Gelir? Felsefi Bir Bakış Felsefeye dair en temel sorulardan biri, insanın zaman içinde ilerleyişini ve dünyada varlık olma halini sorgulamaktır. Her bir birey, bir şekilde bir “gidişiği” yaşar; bu, hayatın kendisini her anını şekillendiren bir süreçtir. Peki, “gidişik” kelimesi bize ne anlatır? Sadece bir kelime mi, yoksa hayatın anlamını, insanın evrendeki yerini anlamamıza yardımcı olabilecek bir kavram mı? Bu yazıda, “gidişik” kavramını, etik, epistemolojik ve ontolojik perspektiflerden ele alarak, hayatın özüne dair derinlikli bir tartışma açmayı amaçlıyoruz. Gidişik ve Etik Perspektif Etik, doğru ve yanlış arasındaki sınırları çizen, insanın eylemlerine anlam katan bir disiplindir. Gidişik, ahlaki anlamda…
10 Yorum